Bilmeceler

Bilmeceler 4

Yeryüzünün karası,

Bitkilerin
anası.

Dedem deve,

Girmez eve,

Kes başını girsin eve.


El ile erilmez,

Göz
ile görülmez.

Dağdan gelir,

Taştan gelir,

Tintin sakallı eniştem gelir.


Parmak parmak yapısı

Göğe bakar kapısı

Cam kırmadan içeri
girer.
Karşıdan baktım pek
çok,


Yanına gittim hiç yok.

Bin bıyıklı tahta
kayıklı.
Altı kaynar üstü
kaynar,


İçinde bin kişi oynar.

Dağdan gelir yongası

Deredir gölgesi


Yatınca kediden alçak

Kalkınca deveden yüksek



Alaca bulaca

Serdim yamaca



Dışı kazan karası

İçi peynir mayası

Eli yok

Ayağı çok


Kuyruğu uzun beli kısa

Burnu uzun dili kısa

Ortası ateş üstü
taş,

İçinde milyonla baş.

Altı kül,

Üstü kül,


İçinde sarı gül.

Dibinde tahta,

Üstünde ayak.


Suda yayılır,


Karada bayılır.

Bir vurdum şakladı

Sonsuza kadar bekledi


Gündüz yorulur

Gece kıvrılır


Koca deve çöküp
durur,

Püskülünü döküp durur.



Et bulur girişir

Su bulur sıvışır

Hindi kızıl

Kadınların elinde.


Çalı ortasında kıvrık kuyruk
Akça dağın eteği

Hepimizin yatağı.


Hindi kızıl,

Kendi kızıl

Boyanmadan rengi kızıl.

Yaprak kadar hafif

Dağlar kadar büyük.


Dizime kadar kuyuya indim.

Çarşıda gezer,

İnci mercan dizer.


İğne havada,

Dengi yuvada.

Dağda tuttum davarı,

Tez yollayın zağarı.


Sarıdır sarkar,


Düşerim diye korkar.

Bağırırsam dinler,

Susarsam inler.

Bilmeceler 3


İki camlı pencere,

Bakıp durur her yere.

Mandayı kestim kanı
çıkmadı

Kantara koydum kantar tartmadı



Manosu yeşil giysisi kırmızı

Bilin bakalım bu kimin kızı

Uzun sırık

Beli kırık


Bıldırcın budunu taşır

Bulduğunu bana taşır

Uzun uzun uz yatar

Kızanları düz yatar


Kolu var, bacağı yok

Dikdörtgeni var, karesi yok.

Kolu
var eli yok,

Karnı
yarık karnı yok


Tarlada biter,

Makine büker,

Sabah akşam

Elimizi yüzümüzü öper.

Geldi mi gelir,

Gitti mi gelmez?


Yük gördü mü kaçar

Yem gördü mü coşar



Ağaca çıkar adam
değil,

Yazı yazar kalem değil.



Gökten yağar kar değil,

Ses çıkarır taş değil,

Yuvarlaktır top değil,

Bilin bakalım bu nedir?

Yapan satar,

Satın alan kullanmaz,

Kullanan göremez


Baldan şirin zehirden acı,

İyilik yapana duacı ?

İnce ince kadayıf,

Bizim hanım çok zayıf,

Bir kusuru varsa bir gözü kayıp


Demirdir yapısı

Ateştir gıdası

Öyle öğretmiş

Hanım anası

Hey hey elinde

Gümüş kuşak belinde

Gece gündüz yol alır

Yerindedir yerinde


Şıpıl şıpıl sudan geçtim

Şıpırtısını duymadım

Yeşil çimen üstünde kumaş biçtim

Kırpıntısını bulmadım

Sarı kandil asılır

Vakti gelir kesilir


Biri gidelim demiş

Biri duralım demiş

Biri dönelim demiş


Ağzı vardır
konuşmaz,

Yatağı vardır,

Fakat hiç konuşmaz



Baktım bakıra,

Çıktım çukura

Aldı götürdü

Bayıra kıra.

Berberlerin elinde

Kadınların elinde.


Dağdan iner takla makla,

Aman anne beni sakla.

Sıra sıra söğütler,

Birbirini öğütler.


Dağdan gelir tat gibi,

Kollar var budak gibi,

Eğilir su içer,

Bağırır oğlak gibi.

Küçük mıstık,

Kulağından astık.

Çalı dibinde kıl çuval.
Masal masal martladı,

Kel dereye atladı.

Çit üstünde çıngıl kuş.
Etten tulumbam,

O olmasa duramam.


Arkasında sepeti,

Geziyor memleketi.

Dört köşedir beş
değil

Başı sudan hoş değil

Bilmeceler 2

Altın tas gümüş tas

Birini kaldır birini as



Akşama kadar gezer,

Sabah ağzını açar.

Sarı sarı sarkık durur,

Düşerim diye korkup durur.

Dam üstünde kadı gibi,

Göğe bakar cadı gibi

Yaştır kurutamazsın,

Tuzunu bulamazsın,

Çiçeklerden toplanır,

Tadına doyamazsın.

Dağa gider seslenir,

Köye gelir seslenir.

Koca koca gözü var,

Acı acı sözü var.

Arşın ayaklı, tavşan bıyıklı
Gümüş koydum ortaya,

Al geldi alamadı,

Güneş geldi kalmadı.

Kara devem çöküp durur,

Püskülünü döküp durur.

Çıldırı çıtsız,

Baldırı etsiz.



Dağdan gelir taştan gelir,

Ağzı büzülü eniştem gelir.

Ay doğar bedir bedir,

Padişaha giden nedir,

Yedi yılda bir doğar,

Bu hayvanın adı nedir?

Hacca giden hacıdır,

Gitmeyen duacıdır,

Dal verir budak vermez,

Bu neyin ağacıdır.

Bülbül öter atlas biter,

Kokusu dünyayı tutar.

Şukka da şukka,

Bukka da bukka,

Men dakka dukka,

Men dakka dukka

Masalı var metten,

Sakalı var etten,

Şimdi gelir görürsün,

Güle güle ölürsün.

Ezan okunur namaz kılmaz,

Hanım alır nikah kıymaz.

Şekere benzer tadı yok

Gökte uçar kanadı yok.

Ağız içinde dil,

Hadi bunu bil.

Karnı şişkin,

Kendi şaşkın.



Minareden attım kırıldı,

Suya attım kırılmadı.

Kümes hırsızı, üzüm arsızı.
Melemez melemez,

Ocak başına gelemez,

Gelse bile gidemez.

Dışı katık içi kütük.
Kanadı var kuş değil,

Boynuzu var koç değil.

Kızınca terletir durur,

Kızmazsa uslu uslu oturur.

Alçacık tepe,

Çıngıllı küpe

Kırmızı kapı açıldı,

Alaca boncuk saçıldı.

Kızım kızım kız gibi,

Altı çuvaldız gibi,

Kırık kat giysi içinde,

Yine üstü bez gibi.

Su içinde yatarım,

Hiç durmadan öterim,

İnsanları görünce,

Su içinde kaçarım.

Bizim evde bir kişi var,

Uzun uzun yatışı var.

Gider leyli leyli

Gelir leyli leyli

Tek ayaküstünde

Durur leyli leyli

Alaca yılan,

Ağaca dolan