ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNÜ ANMA PRORAMI

ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNÜ ANMA PRORAMI

ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNÜN …….. YILDÖNÜMÜ ANMA PRORAMI
10 KASIM ….

reformturk.com – 10 Kasım Anma Programı Sayın müdürümüz
Değerli öğretmenlerimiz,
Sevgili arkadaşlarım,
Bu gün kahraman milletimizin büyük önderi ve cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün sonsuzluğa göçüşünün 69. yıldönümü. O’nun 1938’de bir on kasım sabahı sona eren maddi hayatı, şimdi yüreklerimizde ve beyinlerimizde birer Mustafa Kemal ideali olarak yaşıyor. Programımıza
Saygı duruşu ve akabinde okulumuz Beden Eğitimi Öğretmeni Murat Balık yönetiminde söyleyeceğimiz İstiklâl Marşı ile başlıyoruz. Sizleri Kurtuluş Savaşı’mızın başkomutanı ve cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk için saygı duruşuna davet ediyorum.
……………………….

Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşmasını yapmak üzere Okulumuz ………..sınıfı öğrencilerinden…………………………………………. mikrofona davet ediyorum.

………………….
Mustafa Kemal’i düşünüyorum
Yeleleri alevden al bir ata binmiş,
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı
Gene bizimle beraber her yerde,
Yaşıyor dört köşesinde vatanın,
Yaşıyor damar damar yüreklerde

Şimdi sizlere “Atatürk’ün Devrinleri” adlı konuşmasını yapmak üzere okulumuz ………… sınıfı öğrencilerinden …………………………………….’ı davet ediyorum.

………….……………

“Türk ulusunun yeteneği ve kesin kararı; cumhuriyet, uygarlık ve gelişme yolunda durmadan, korkusuzca ilerlemektir..” M.K. ATATÜRK

Şimdi de okulumuz ……….. sınıfı öğrencilerinden ………………………………………., MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI adlı şiiri seslendirecek.

………….……………

Tükenir elbet,
Gökte yıldız, denizde kum tükenir.
Bu vatan, bu topraklar cömert,
Türk analar, Türk babalar cömert,
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez,
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

Okulumuz ………… sınıfı öğrencilerinden …………………………………… ATATÜRK’ÜN BAZI ÖZELLİKLERİ

hakkında bilgi verecek .

………….……………

Mustafa Kemal’in elleri,
Selam verdi dağa taşa.
Öyle bir güneş doğdu ki sormayın,
Aydınlık baştan başa…

Yollara “hey hey” dedi elleri
Düşmanlara “ölüm” dedi.
Sarışın saçlarında rüzgârlar,
Özgürlüğün türküsünü söyledi.

Okulumuz ……… sınıfı öğrencilerinden …………………………………………….. ATATÜRK’ÜN ALDIĞI KIDEM NİŞAN VE ÜNVANLAR hakkında bilgi verecek.
Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?t=57743

Nereye baksam sen varsın
Sen toprağa düşen rahmet
Sen yeşeren mahsul, bereket
Sensin baca baca yükselen göklere
Sensin ray ray uzanan
Kuzeyden güneye, batıdan doğuya…

Okulumuz ……………… sınıfı öğrencilerinden ……………………………………… 10.Yıl Nutku’nu seslendirecek.
………………….

Sen hürriyetin direği
Sen insanlık aşkına açılan direk
Kör gözlere nur
Destanlara ibret
Ulular adıyla hüsnü cemal
Sen vatan demeksin Mustafa Kemal.

Son olarak Atatürk’ün yazılı eserlerini……………. sınıfından…………………………………………………………………. ………….ATATÜRK’ÜN YAZILI ESERLERİ hakkında bilgi verecek.

Atatürk’ün ölümünün 69. yılı dolayısıyla Kültür Edebiyat Kulübü’nün düzenlediği program burada sona ermiştir, bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz.
Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?t=57743

ATATÜRK’ÜN VASİYETNAMESİ

“Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleri ile Çankaya’daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Halk Partisi’ne atideki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum:

1-Nutuk ve hisse senetleri, şimdiki İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.

2- Her seneki nemadan bana nisbetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule’ye ayda 1.000, Afet’e 800, Sabiha Gökçen’e 600, Ülkü’ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile’ye şimdiki 100’er lira verilecektir.

3- Sabiha Gökçen’e bir ev de alınabilecek para verilecektir.

4-Makbule’nin yaşadığı müddetçe Çankaya’da oturduğu ev de emirlerinde kalacaktır.

5-İsmet İnönü’nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç oldukları yardım yapılacaktır.

6-Her sene nemadan mutebakı miktar, yarı yarıya Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Anıttepe’de Toplanmış Türkiye’min Tepeleri

Bu tepe Üç Şehitler tepesi
Sallanır kavaklar, ışıklar
Gider bulur Mustafa Kemal’in soluğu
Yurt köşesinde en uzak köyü
Karanlıklar ak olur

Bu tepe Rasattepe
Tepelerden bakıyorum ülkeme
Doruklarda Mustafa Kemal’in elleri
Bu Tınaztepe, bu Kocatepe
Düşlerimiz yaprak olur

Bu tepe İstasyon tepe
Bir ışık çakar, bir bulut sallanır
Umudumuz başak olur
Uykuların dar vaktinde geceler boyu
Türküler yaşamak olur

Bu tepe Anıttepe
Mustafa Kemal Anıttepe’den bakar Türkiye’ye
Yankılanır içimizde
Eser yel, durmaz yaşam
Anıttepe bayrak olur

Mahmut Alptekin

ATATÜRK’ÜN YAZILI ESERLERİ


Mustafa Kemal Atatürk, yaşamının her döneminde kitapla bütünleşmiştir. Bu okuma sevgisinin kendisine sağladığı bilgi birikimini zaman zaman yazmaya dönüştüren Atatürk, yaşamının farklı dönemlerinde farklı konularda kitaplar yazmıştır. Yazdıkları gerek güncelliği, gerekse yol göstericiliği açısından bu gün dahi tartışmasız greçekleri içermektedir.


1-“NUTUK”

Yurdumuzun parçalanıp, işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı’nı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, değerli bir kaynak eseridir.

Atatürk’ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara’da toplanan İkinci Kurultayı’nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır.

Nutuk, yalnız geçmiş devrin bir hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayıp, yakın tarihimizden alınan ibret dolu tecrübelerle, milli varlığımızın bugününe de yarınına da ışık tutabilen bir değer taşımaktadır. Nutuk, milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafında bilinçlendirip, kenetlendirerek, milli irade ve milli hakimiyet kavramlarının harekete dönüştürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir.

Nutuk ilk defa 1927 yılında, biri asıl metin, diğeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayınlanmıştır. Aynı yıl, tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. Yazı inkılabından sonra, bu ilk metnin okunması güçleştiğinden, 1934 yılında, Milli Eğitim Bakanlığınca üç cilt olarak yeniden basılmıştır. Nutuk, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezince yeniden basılmıştır.

2-“BÖLÜĞÜN MUHAREBE EĞİTİMİ”
“Bölük Muharebe Eğitimi” olarak yayınlanan eser, meskun yerlerde muharebe, savunma ve taarruz konularını kapsamaktadır. Meskun yerlerin sınırlayıcı durumlarının muharebeye etkisi, savunma mevziinin seçimi, savunma mevziinin hazırlanması, ateş sahalarının temizlenmesi, ateş taksimi, ateş tutmayan ölü bölgelerin kapatılması ve mevziin işgali gibi savunmanın esasını oluşturan konular işlenmiştir.

Ayrıca taarruzda birliğin aldığı tertip ve düzen, ilerleme, ateş üstünlüğü, ihtiyatların kullanılması gibi taarruz harekatında her zaman karşılaşılacak konular ele alınmıştır. Genç Kurmay Önyüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından, Almanca aslından tercüme edilen ve bağlı olduğu ordunun eğitimine katkısı olan bu eserden yeni nesillerin de faydalanabilmeleri için bugünkü Türkçe’ye çevrilmiştir.

3-“CUMALI ORDUGAHI”

Cumalı Ordugahı; Makedonya bölgesinde, Köprülü – İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu ordugahta, 3. Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa’nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal, “Cumalı Ordugahı” adlı eserini yazmış; süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır.

Mustafa Kemal bir kurmay subay olarak teorik bilgilere önem vermekte, ancak askeri tatbikat ve manevralardan sadece katılanların yararlanmasını yeterli görmemektedir. Bu yüzden, 10 gün süren bu tatbikat sırasında tututuğu gözlem notlarını, hazırlanan meseleleri ve komutanların yaptıkları eleştirileri yazmış, bol kroki ile küçük bir broşür haline dönüştürmüştür.
12 Eylül 1909’da tamamladığı bu eseri, Selanik’te 1909 yılında matbaa harfleriyle basılmıştır. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden oluşmaktadır.

4-“TAKIMIN MUHAREBE EĞİTİMİ”
Mustafa Kemal Paşa, subayların arazide yetiştirilmesini amaçlayan tatbikatın, önemini vurgulayan bu eserini, 1911 yılında 5. Kolordu Harekat Şube Müdürü iken yazmıştır. Bu eserde, karşılıklı olarak kırmızı ve mavi muharebe birliklerinin Selanik-Kılkış arasında yaptıkları savunma ve taarruz uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıştır.


5-“TAKTİK VE TATBİKAT GEZİSİ”

Bu eserinde, bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kuralların olamadığını vurgulaması yanında, komutan olan kişinin nitelikleri üzerinde de durmuştur. Bunlar ise; birliğini barışta ve savaşta eğitmek, yönetmek ve gözetmekteki üstün başarı, elindeki kuvvetin eksikliğini giderecek düşünce gücü ve astlarından her konuda üstünlüğü sağlamaktır. Bunun yanında, kişisel cesaret, başkalarının hareketini önceden seziş ve harekatını en uygun zamanda yapabilme yeteneği olmalıdır. Ortak amacın gerçekleştirilebilmesi için birliklerini başarılı bir şekilde yönetmeli, astları üzerinde etkili olmalı ve otoritesini kurabilmelidir.
Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?t=57743
Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?t=57743

Bu eserde ayrıca bir komutanın başarılı olabilmesi için bu kuralları sadece okumuş ve öğremiş olmanın yeterli olamadığı, bunların tatbikatının da önemi belirtilmiştir.

6-“GEOMETRİ”

Atatürk bu kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayında kendi eliyle yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü.


7-“SUBAY VE KOMUTAN İLE KONUŞMALAR”
“Subay ve Komutan ile Konuşmalar” Atatürkün askerliğe ilişkin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser, Atatürk, 1914 yılında Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Ataşesi olarak bulunduğu sırada, Nuri conker’in “Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)” adlı kitabına karşılık olarak yazılmıştır.

ATATÜRK’ÜN ALDIĞI KIDEM NİŞAN VE ÜNVANLAR


“Benim gözümde hiçbir şey yoktur, ben yalnız liyâkat âşığıyım”
Mustafa Kemal Atatürk


– 6 Kasım 1913’de iki yıllık kıdem zammı aldı.

– 29 Ekim 1914’de iki yıllık kıdem zammı aldı.

– 25 Mart 1916’da iki yıllık kıdem zammı aldı.

– 1 Nisan 1916’da iki yıllık kıdem zammı aldı.

– 23 Aralık 1917’de iki yıllık kıdem zammı aldı.

– 25 Ocak 1908’de 5. dereceden “MECİDİ NÎŞAN” (Abdulmecit zamanında çıkartılmış nişan) ile onurlandırıldı.

– 12 Mart 1913’de Fransız Hükümeti tarafından ‘şövalye’ derecesi olan “LEJYON DONÖR NlŞANI” ile onurlandırıldı.

– 6 Aralık 1913’de 4. dereceden “OSMANÎ NÎŞANI” ile onurlandırıldı.

– 17 Ocak 1915’de “ALTIN LİYAKAT MADALYASI” aldı.

– 1 Şubat 1915’de 4. dereceden “OSMANÎ NÎŞANI” ile onurlandırıldı.

– 15 Temmuz 1915’de “HARB MADALYASI” ile onurlandırıldı.

– 1 Eylül 1915’de “GÜMÜŞ LİYAKAT-GÜMÜŞ ÎMTÎYAZ MADALYALARI’yla onurlandırıldı.

– 9 Mayıs 1916’da Avsuturya ve Macaristan Hükümeti tarafından “HARB NİŞANI” ile birlikte “KRUVA ve MERİT NİŞANI”nm 3. derecesiyle onurlandırıldı.

– 12 Aralık 1916’da 2. dereceden “MECİDÎ NİŞANI” ile onurlandırıldı.

– 17 Şubat 1917’de Alman imparatoru tarafından 1. dereceden “KILIÇLI PRUSYA KORDONU NİŞANI” ile onurlandırıldı.

– 1 Nisan 1917’de 2. dereceden “OSMANÎ NİŞANI” ile onurlandırıldı.

– 9 Eylül 919’da Avusturya ve Macaristan Hükümeti tarafından 2. dereceden “HARB ALÂMETİ MERİT ASKERİ NİŞANI” ile onurlandırıldı.

– 23 Eylül 1919’da 1. dereceden “KILIÇLI MEClDÎ NİŞANI” ile onurlandınldı.

– 29 Aralık 1917’de yine 1. dereceden “KILIÇLI MECÎDÎ NİŞANI” ile onurlandırıldı.

– 19 Eylül 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından “GAZİ ve MAREŞALLİK” ünvanlanyla onurlandırıldı.

– 27 Mart 1923’de Afganistan Kralı tarafından “LİMER-Î ÂLÂ NİŞANI” ile onurlandırıldı.

– 24 Kasım 1923’de kırmızı ve yeşil kurdelah “İSTİKLÂL MADALYASI’yla onurlandırıldı.

– 24 Kasım 1934’de Türkiye Büyük Millet MECLİSİ tarafından TÜRKLÜĞÜN EN BÜYÜK SiMGESi Olan “ATATÜRK” soyadıyla onurlandırıldı.

ATATÜRK’ÜN BAZI ÖZELLİKLERİ

1-“Atatürk” hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı. Kendisine ” Ata ” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

2-Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

3-Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

4-Binlerce kitabi vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin’in ünlü Çalıkuşu” romanını hep yanında taşır, her gün rasgele bir yerinden açar, birkaç sayfa okurdu.

5-Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

6-Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.

7-Boyu 1.74 idi. Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46’ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

8-Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?t=57743
Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?t=57743
9-Hayatında bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

10-Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

11-Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi. Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

12-Evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

13-Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk “sekiz” demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti :” Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım”.

14-Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

15-Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca’yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.

16-Cephelerde düşmanla göğüs göğüs’e savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

17-Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

18-Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayati boyunca sürdü.

19-Yağcılara çok kızardı. Bir akşam sofrasında kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.

20-Kuşları çok severdi. Çankaya Köşkü`nde özel bir bakicinin ilgilendiği güvercinliği vardı.

MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI

Yediyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden.
Sanki elif elif uzuyordu, inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı, yasla
Her bir heceden.

Mustafa Kemal’in kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar.
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı
Hafiftiler, inceden inceden.

iriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında.
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alın yeşilini kapmıştı, geçirmişti
Niceden niceden.

Durdu birdenbire, Kocabaş, ova bayır durdu
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacur gucur
Nasıl durur Mustafa Kemal’in kağnısı.
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş
Süs beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere iyceden iyceden.

Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı bacım
Kocabaş’ın yerine koştu kendini Elifçik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden

Fazıl Hüsnü Dağlarca

10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA PROGRAMI
GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ ANLATAN KONUŞMA

Sayın Müdürüm, Değerli Öğretmenlerim ve Sevgili arkadaşlar,

Mustafa Kemal gibi düşünebilmek; işçisiyle, memuruyla; öğrencisiyle, öğretmeniyle; genciyle, yaşlısıyla Mustafa Kemal gibi düşünebilmek…
Medeniyet yolunda ilerlediğimiz 21. yy’da ileriyi görebilen ve daha ileriye gitmeyi amaçlayan, yeni nesiller yetiştirmek, Mustafa Kemal gibi düşünebilmenin ilk adımıdır.
Bu adımı atarken, yeni neslin geçmişini iyi bilmesi ve özümsemesi gerekmektedir. Bunun içindir ki her fert üzerine düşen sorumluluğun bilincinde olmalıdır.
Gerçekte ülkenin yönetimini devralacak, geleceğimizi yönlendirecek, medeni ve saygın bir millet olma bilincini daha da pekiştirecek olan biz gençler, Ulu Önder Atatürk’ün İlke ve İnkılaplarının ışığında ilerleyeceğiz.

Aynı çağda yaşayan, gerek kendi milletleri, gerekse dünya için endişe ve korku kaynağı olan bazı liderler, bu gün ya unutulmuş ya da kötü miraslarıyla anılır olmuştur. Atatürk ise, sevgi ve saygı uyandırarak Türk milletini çağ ile tanıştırmaya gayret edip varlığını teminat altına almaya yönelmiştir.
Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?t=57743
Yalnızca 10 Kasımlar değil, düşünce ufkumuzda Atatürk’ün mücadele azmi, bizlere yüklediği sorululukları ve gösterdiği hedefler asla unutulmamalıdır.
Ülkemizin en zor anında bile düşünüp ortaya koyduğu milli hedef ve stratejilerin hatırlanması, bu tür çabaların anlam ve değerinin çok iyi bilinmesi gerekmektedir.
Ancak bu şekilde ulu önderin kutsal emanetini gelecek çağlara ve nesillere ulaştırabiliriz.
Ünlü bir devlet adamının dediği gibi “Atatürk gibi insanlar, bir nesil için doğmadıkları gibi, belli bir devre için de doğmazlar; onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihlerinde hüküm sürecek insanlardır.”

Saygılarımla…

Mustafa Uyar administrator

www.reformturk.com, www.ilginrehber.com, www.ogretmenyeri.net

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız